|
Temmuz 01, 2006 |
|
TÜKETİCİNİN SEÇİMLİK HAKLARI |
|
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 4822 sayılı Kanunla değişik “ayıplı mal” başlıklı 4. maddesinde; “Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda ya da reklam ve ilanlarında yer alan veya satıcı tarafından bildirilen veya standardında veya teknik düzenlemesinde tespit edilen nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan ya da tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar, ayıplı mal olarak kabul edilir.”
Detay |
Yazar: Elif DEMİRHAN (*) Yaklaşım Dergisi / Temmuz 2006 / Sayı: 163
|
|
|
Aralık 01, 2005 |
|
ANONİM ŞİRKETLERDE TEMSİL |
Türk Ticaret Kanun’un 317. maddesi “Anonim şirket idare meclisi tarafından idare ve temsil olunur.” hükmünü içermektedir. Bunun doğal sonucu olarak, yönetim kurulu, gerek iç ilişkide ortaklara karşı ve gerekse dış ilişkide üçüncü kişilere karşı ortaklığı temsil eder (1). TTK’nın 321. maddesine göre, şirketin temsil usulü, ana sözleşmede özel temsil şartlarının kabul edilmiş olup olmamasına göre değişir. Kanun’un emredici kurallarına uymak koşulu ile temsil usul ve şartları ana sözleşmede düzenlenebilir. Bu nedenle; temsil usulünü kanuni temsil usulü ve ana sözleşmeye göre temsil usulü olarak incelemek gerekir.
Detay |
Yazar: SedatAKSAKALLI (*) Yaklaşım Dergisi / Aralık 2005 / Sayı: 156
|
|
|
Kasım 19, 2005 |
|
LİMİTED ŞİRKETLERDE İDARE VE TEMSİL |
|
TTK’nın 540. maddesi “Aksi kararlaştırılmış olmadıkça, ortaklar hep birlikte müdür sıfatıyla şirket işlerini idareye ve şirketi temsile mezun ve mecburdurlar. Şirket mukavelesi veya umumi heyet kararı ile şirketin idare ve temsili ortaklardan bir veya bir kaçına bırakabilir.” Hükmünü içermektedir.
Detay |
|
Yazar: Av. Sedat AKSAKALLI
|
|
|
Kasım 01, 2005 |
|
ŞİRKETLERDE AZINLIK HİSSEDARLARIN... |
Hissesi azınlıkta olan şirket ortaklarını korumak amacıyla, Türk Ticaret Kanunu ve Sermaye Piyasası Kanunu’nda, bazı düzenlemeler yer almaktadır. Sermaye Piyasası Kanunu’na tabi olmayan şirketlerde azınlık hissedarların yönetime katılması ve şirketlerde uygulanan politikalarda söz sahibi olması genelde çoğunluk hissedarların takdirine kalmıştır. Azınlık hissedarlar şirketin işleyişi hakkında genel kurullarda bilgi sahibi olmaya çalışmakta, bazen bu hakları da ellerinden alınmaktadır. Türk Ticaret Kanunu bu nedenlerle azınlık hissedarlara görüşülmesini istediği hususlarda genel kurul gündemine madde konulması hakkını tanımıştır. Kanunumuz aynı zamanda azınlık hissedarların genel kurulu toplantıya çağırması hususunda düzenleme getirmiş bulunmaktadır.
Detay |
Yazar: Sedat AKSAKALLI (*) Yaklaşım Dergisi / Kasım 2005 / Sayı: 155
|
|
|
Haziran 01, 2005 |
|
APARTMANLARDA BALKON KAPATMA OLAYI... |
Özellikle son yıllarda, apartmanlardaki balkonların, değişik şekillerde kapatılması yaygınlaşmaya başladı. Apartman sakinleri arasında tartışmalara ve başta belediye olmak üzere bazı kurumlara şikâyetlere konu olabilen bu uygulama ile ilgili olarak, Danıştay’a intikal eden çok sayıda ihtilaflı olay var. Geniş bir kesimi ilgilendiren bu konuyu, Danıştay’ın da kararları ışığında, kısaca ortaya koymakta yarar görüyoruz.
Detay |
Yazar: Elif DEMİRHAN (*) Yaklaşım Dergisi / Haziran 2005 / Sayı: 150
|
|
|
Mart 06, 2005 |
|
AB Rekabet Politikası |
|
Avrupa Birliği Antlaşması ilkelerinde Topluluk Üyesi Devletlerin 'serbest rekabetin olduğu açık piyasa ekonomisi ilkesine uygun olarak yürütülen' bir ekonomik politika benimseyecekleri belirtilmektedir.
Detay |
|
Yazar: Av. Sedat Aksakallı
|
|
|
Ocak 01, 2005 |
|
TİCARETİ TERK EDEN TACİRİN SORUMLULUKLARI |
Türk Ticaret Kanunu’nun 14. maddesine göre; “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.”. Ticari işletme genel olarak sahibi tarafından kendi adına işletilir. Fakat, bu her zaman böyle olmayabilir. Söz gelimi, küçük ve kısıtlılar (mahcur) bilinen yetenekleri gereği ticari işletmeyi bizzat işletemezler. Buna karşın, küçük veya kısıtlılar tacir olabilirler. Bunlar ticari işletmeyi işletemez ise de, onların adına ticari işletmeyi vekil ve vasi işletir. Bir ticari işletmeyi kurup açtığını çeşitli vasıtalarla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline kaydettirerek keyfiyeti ilan etmiş olan kimse fiilen işletmeye başlamamış olsa bile TTK’ ya göre tacir sayılmaktadır.
Detay |
Yazar: Sedat AKSAKALLI(*) Yaklaşım Dergisi / Ocak 2005 / Sayı: 145
|
|
|
Aralık 02, 2004 |
|
TÜRK HUKUKU’NDA VE A.B. HUKUKU’NDA İŞÇİ HAKLARI |
|
İş hukuku kapitalist sistemde sömürülen fabrika işçilerinin işverene karşı korunması ihtiyacından doğmuştur. İşçinin korunması Anayasalarda yer alan sosyal devlet ilkesinin de tabii bir sonucudur.(Tunçomağ-Centel, s.9) İş kanunları ile ekonomik bakımdan zayıf olan işçilerin ekonomik yönden daha kuvvetli durumda bulunan işverenlere karşı korunması amaçlanmıştır.
Detay |
|
Yazar: Av. Sedat AKSAKALLI
|
|
|
Ocak 26, 2004 |
|
AB SÜRECİNDE ‘YARGI REFORMU’ KAÇINILMAZ |
|
1993 yılında kurulan Uluslararası Şeffaflık Kurumu’nun hazırladığı Global Yolsuzluk Raporu, Türkiye’de rüşvetle mücadelenin yine yetersiz kaldığını ortaya koydu. Çeşitli kriterlere göre hazırlanan listede Türkiye’nin notu 3,1 olarak açıklandı. Türkiye bu not ortalamasıyla 12 basamak birden gerileyerek 77. sıraya düştü. 1999 yılında 54. sırada olan ülkemizin 2003 yılında 77. sıraya gerilemiş olması bu alanda yaşanan olumsuzlukları açık bir şekilde ortaya koymaktadır.
Detay |
TÜRK HUKUK ENSTİTÜSÜ GENEL BAŞKANI SEDAT AKSAKALI 26.01.2004
|
|
|
Nisan 06, 1999 |
|
SEÇİM KURULLARI |
Her seçim çevresinde bir il seçim kurulu, her ilçede bir ilçe seçim kurulu ve seçim bölgelerine konulacak her sandık için bir sandık kurulu bulunur. İl merkezlerinde, ayrıca bir merkez ilçe seçim kurulu teşkil olunur.
Detay |
|
Yazar: Av. Sedat AKSAKALLI
|
|