Mart 06, 2005
AB Rekabet Politikası
Toplulugun rekabet politikasi, ortak pazarda etkin rekabeti savunmak ve gelistirmek seklinde ifade edilen kesin bir hedef izler. Rekabet, piyasa ekonomisinin arz (üreticiler, tüccarlar) ve talebi (araci müsteriler, tüketiciler) içeren temel mekanizmasidir. Saticilar talebi karsilama çabasiyla piyasada mal veya hizmet sunarlar. Talep, gereksinme duydugu ürünler için kalite ile fiyat arasindaki en iyi orani arar. En etkin yanit saticilar arasinda yaris sonucunda ortaya çikar. Böylece, rekabet herkesi bireysel olarak, talebi mümkün olan en iyi ölçüde karsilamak için kalite ile fiyat arasindaki bu dengeyi bulmanin yollarini aramaya yönlendirir. Rekabet bu nedenle ürün ve hizmetlerin kalitesi ve fiyati açisindan tüketicilere mükemellik düzeyini garanti etmenin basit ve etkin bir yoludur. Rekabet ayni zamanda firmalari rekabet edebilirlik ve ekonomik etkinlik için çaba göstermeye de zorlar. Bu ise, Toplulugun endüstriyel ve ticari dokusunu pekistirerek, belli basli ortaklarinin rekabetçiligine gögüs germe ve Topluluk firmalarini dünya piyasalarinda basarili olabilecekleri bir konuma getirme yetenegi kazandirir.
Toplulugun rekabet politikasi, ortak pazarda etkin rekabeti savunmak ve gelistirmek seklinde ifade edilen kesin bir hedef izler.
Rekabetin etkin olabilmesi için, piyasanin birbirinden bagimsiz olan, ancak her biri digerlerinin rekabetçi baskisina tabi olan saticilardan olustugu varsayilir. Saticilarin piyasa üzerinde böyle bir baski olusturma yetenegini koruyabilmek için, rekabet yasasi, rekabetçi baskiyi azaltabilecek anlasmalari veya uygulamalari yasaklamaya kalkisir.
Avrupa rekabet politikasi, esas olarak Toplulugun AT Anlasmasi'nda (81'den 90'a kadar olan Maddeler) yer alan yasal çerçevesine dayanmaktadir. Birlesme düzenlemesi olarak anilan Konsey düzenlemesi ile baska kurallar da öngörülmüstür. Rekabet politikasi bu hukuk çerçevesini esas alarak dört temel eylem alani üzerinde odaklanir.
U Rekabeti kisitlayan anlasmalarin ve egemen durumun haksiz kullaniminin ortadan kaldirilmasi (örnegin, rakipler arasinda fiyat tesbit anlasmalari)
U Firmalar arasinda birlesmelerin kontrol edilmesi (örnegin, iki büyük grup arasinda, piyasaya egemen olmalarina yol açacak bir birlesme)
U Tekelci ekonomik sektörlerin liberallestirilmesi (örnegin, telekomünikasyon)
U Devlet yardiminin izlenmesi (örnegin, canlanma olasiligi olmamasina ragmen zarar eden bir firmanin ticari faaliyetini sürdürmesi amaciyla tasarlanan Devlet yardiminin yasaklanmasi)
Topluluk hukuku ortak pazari savunmaya ve çok büyük bir ekonomik alanda rekabeti uyarmaya çaba gösterir. Sözkonusu uygulamalar Üye Devletler arasinda ticareti etkileyene kadar sahnede yerini almaz. Örnegin, belli bir kasabada firincilar arasinda imzalanan bir fiyat tesbit anlasmasinin Topluluk pazari üzerinde herhangi bir etkisi olmayacagi için Avrupa hukuku bu durumlarda uygulanmaz. Ancak, böyle bir anlasma muhtemelen ulusal hukuk kapsaminda olacaktir. Ticaretin etkilenmesi sarti tüm Topluluk hükümleri için esastir.
Bu konulari ele alma yetkisi Avrupa Komisyonu'na aittir. Bazi durumlarda bu yetki Üye Devletlerin kendi rekabet kurullari ve hukuk mahkemeleri ile paylasilirken (Madde 81 ve 82), diger bazi durumlarda münhasiran Komisyona aittir (birlesmelerin kontrolu, Devlet yardiminin izlenmesi). Bu yetki, herhangi bir kural genellikle tüm Toplulukta uygulandiginda paylasilir. Hem Komisyon hem de Üye Devlet mahkemeleri bu kurallari uygulamakla görevlidir. Buna karsilik, sözkonusu yasal hükümde yetkinin münhasir oldugu belirtildiginde, bu yetki münhasirdir. Üye Devletler büyük ölçekli birlesmelerin kontrolu için kesin bir çözüm bulunmasini gerekli görmüsler ve bu amaçla Avrupa Komisyonu'nu görevlendirmislerdir. Devlet yardimi konusunda ise, Üye Devletler tarafindan yapilan yardimin yasadisi olup olmadigi karari yalnizca uluslarüstü ve bagimsiz bir merci tarafindan alinabilmektedir. Bu merci Avrupa Komisyonu'dur.
Son olarak, Üye Devletlerin çogunun rekabeti engelleyen uygulamalara (sinirlayici anlasmalar, egemen durumun haksiz kullanimi ve birlesmeler) karsi koyacak kendi ulusal yasalari oldugu da ifade edilmelidir. Ulusal hukuk, Üye Devletler arasinda ticareti etkilemeyen uygulamalara karsi önlem alma olanagi saglar.
Çesitli uygulayici düzenlemelerde kati bir usul öngörülmüstür. Bu usul uyarinca Komisyon ajanlarina sorusturma yetkisi verilmektedir. Davalarin yürürlükte olan kanun ve kurallar geregince ele alinmasi ve ticari gizlilik teminat altina alinmistir.
Komisyon'un izleme ve denetim faaliyetlerinin kararlarla ve cezalarla desteklenmesi, Komisyon politikasinin etkinligini saglamaktadir. Antitröst faaliyetler alaninda Komisyon yalnizca anlasmalari yasaklama veya sinirlayici bir uygulamanin durdurulmasini emretme yetkisine degil, ancak ayni zamanda rekabeti önleyen davranistan suçlu bulunan firmalara para cezasi verme yetkisine de sahiptir. Bu para cezalarinin tutari ihlalin agirligina ve süresine göre hesaplanmaktadir. En ciddi uygulamalardan bazilari, fiilen tekel olusturan firmalarin haksiz davranislari veya fiyat kartelleridir. Komisyon para cezasinin tutarini belirlerken cezayi agirlatici kosullari (örnegin, ihlalin tekrarlanmasini) veya hafifletici kosullari (örnegin, firmanin isbirligini) dikkate alir. Firmanin dünya çapindaki cirosunun %10'una kadar para cezasi verilebilir.
Komisyon, Devlet yardimi konusunda, yasaya aykiri olarak verilen yardimin, yardimi alanlar tarafindan yardimi veren kamu mercilerine geri ödenmesini isteme yetkisine sahiptir. Üye Devletin ulusal usullere göre yardimi derhal geri almasi gerekir.
Komisyon kararlari Avrupa Toplulugu Adalet Divani veya Asliye Mahkemesinde temyiz edilebilir.
2. SINIRLAYICI ANLATMALAR ve EGEMEN DURUMUN HAKSIZ KULLANIMI
Sinirlayici Anlasmalar
Ilke ve kurallar
Isletmeler arasindaki bazi anlasmalar rekabeti bozmaktadir. Bu konuda en iyi bilinen örnek, firmalarin, tüketicilerin rekabetçi fiyatlar elde edebilmek için saticilar arasindaki rekabetten yararlanmalarini engelleyecek sekilde, fiyat düzeylerini müstereken belirledikleri fiyat anlasmalaridir. Bunun nihai tüketici açisindan yaratacagi sonuç, piyasa fiyatlarinin artmasidir. Diger anlasmalar piyasalarin isleyisi ile ilgili diger kosullari belirleme amacinini güder veya bu etkiyi yaratirlar: örnegin, firmalara üretim kotasi tahsis eder veya piyasayi firmalar arasinda paylastirirlar. Rekabeti bozmalari ve piyasadaki çesitli isletmeciler için zararli olmalari nedeniyle, Avrupa Toplulugu'nda bu tip anlasmalar yasaklanmistir.
Bir fiyat tesbit anlasmasi geçerli oldugunda, örnegin, firmalar rekabetçi fiyatlarla kaliteli yeni ürün veya hizmet temin etmeye çalismak yerine, kendi yaratmis olduklari ve tüketicilerin çesitli fiyatlar veya degisik tip ürünler veya dagitim biçimleri arasinda tercih yapma olanaklarinin olmadigi bir durumu kendi çikarlarina kullanirlar. Bu kosullarda artik isletmelerin gerçekten rekabetçi olmalarina gerek olmadigi gibi, isletmeleri yenilik yapmaya veya üretim maliyetlerini azaltmaya tesvik edecek bir unsur da yoktur. Sonuçta isletmeler zaman geçtikçe giderek daha fazla kullanilamaz hale gelen pahali ürün veya hizmet üretirler.
Orta vadede, bu firmalar, anlasmaya taraf olmayan bir rakip ortaya çiktiginda, rekabetin tam gücüne maruz kalacaklardir; bu durum sonucunda isgücünün azaltilmasini veya isletmelerin kapatilmasini içermesi olasi ciddi bir kriz dogacaktir. Kriz çalisanlari, altyüklenicileri ve tüccarlari etkiler. Ayrica yapay biçimde yükseltilmis fiyatlar, kendi saticilarinin rekabeti önleyen davranisindan olumsuz etkilenen ara tüketicilerin maliyetlerini de etkiler. Bu nedenle bu isletmelerin dinamizmi azalir. Son olarak, nihai tüketiciler ürün veya hizmetler için daha fazla para öderler, tercih haklari kisitlanir ve teknik veya ekonomik gelismeden yararlanamazlar.
Az sayida firmanin rekabeti önleyen davranisi böylelikle tüm isletmecilere zarar verir ve yetkililerin müdahalesini hakli kilar. Son üç yilin her yilinda Avrupa Komisyonu rekabeti sinirlayan anlasmalar konusunda ortalama olarak 400'den fazla davayi ele almistir.
Isletmeler arasindaki bazi anlasmalar rekabeti bozmaktadir.
Egemen durumun haksiz kullanimi
Ilke ve kurallar
Gerçekten çok güçlü bir konumun elde edildigi noktaya kadar piyasalari ele geçirmek amaciyla etkin ticari girisimde bulunulur. Egemen konumda bulunmak kendi içinde yanlis degildir. Bu durum firmanin kendi etkinliginin sonucudur. Ancak firma gücünü rekabeti bastirmak için kötüye kullandiginda, bu rekabeti engelleyen bir uygulama halini alir ve gücün kötüye kullanilmasi anlamina gelir. Bu nedenle, yanlis olan egemen durumun haksiz kullanimidir.
Bir firmanin ekonomik gücü, o firmanin piyasada rakiplerinin veya ara veya nihai tüketicilerin tepkisini dikkate almadan faaliyette bulunmasina olanak sagladiginda, sözkonusu firmanin egemen durumda oldugu kabul edilir. Egemen durumda bulunan bir isletme bu kosullarda, gelirini artirmak, rakiplerini zayiflatarak veya eleyerek ve yeni girenlere piyasaya girme hakki vermeyerek piyasadaki nüfuzunu pekistirmek için bu konumunu kötüye kullanmayi deneyebilir. Örnegin, fahis alis veya satis fiyatlari uygulayarak veya davranislarini denetlemek amaciyla belli müsterilere ayrimci yararlar saglayarak, piyasadaki diger isletmecilere karsi adil olmayan önlemler alabilir. Bu uygulamalar rekabeti engeller. Komisyon bu uygulamalara karsi önlem alabilir ve bu uygulamalari gerçeklestirenlere agir cezalar verebilir.
Vatandaslar, fiyatlarin yükselmesine, ürün ve hizmet bulunabilirliginin kisitlanmasina ve adil olmayan ticaret kosullarina neden olan bu tür kötüye kullanimlar konusunda hassas olmakta haklidirlar.
Komisyon tarafindan alinan örnek bir önlem
Dijital televizyonla ilgili anlatma muaf tutuldu
Open adi altinda bir ortak girisim kurmak amaciyla, dijital televizyon ve telekomünikasyon alaninda faaliyet gösteren Ingiliz sirketleri BskyB ve British Telecom dahil olmak üzere dört isletme arasinda imzalanan bir anlasma Komisyon tarafindan muaf tutuldu. Open, Birlesik Krallik'da yeni dijital interaktif televizyon hizmetleri sunacak. Yeni girisim kurulduktan sonra, banka, süpermarket veya seyahat acentasi gibi ticari isletmeler Ingiliz tüketicilere televizyon araciligiyla interaktif hizmet sunabilecekler. Hizmetlere kod açici (decoder) araciligiyla erisilebilecek. Tüketiciler açisindan yadsinamaz avantajlarina ragmen, Komisyon bu duruma itiraz etti. Piyasada Open'in faaliyet gösterecegi alanlarda önemli bir konumu olan BskyB ve British Telecom olasi rakipler olarak etkinliklerini yitireceklerdi ve Ingiliz piyasasinda interaktif dijital televizyon alaninda rekabetin önemli ölçüde ortadan kaldirilmasi riski sözkonusu idi. Komisyon anlasmaya izin vermeden önce, Open'in kurulmasindan sonra rekabetin sürecegi konusunda tatmin oldu. Örnegin, Open hissedarlarinin taahhütleri geregince, üçüncü sahislar piyasaya erisim hakkina sahip olacaklardi. Üçüncü sahislar Open kod açicilarina ve BskyB'nin sinema ve spor kanallarina erisim hakkina sahip olacaklardi. Son olarak, Open kod açicilarina rakip olan kod açicilar piyasada engellenmeden satilabilecekti. Komisyon bu durumda piyasada rekabetin sürmesini saglarken, ayni zamanda yeni dijital interaktif televizyon hizmetlerinin gelistirilmesini kolaylastirmaya çaba göstermistir. Böylece Ingiliz tüketiciler bu durumdan iki misli yarar saglamislardir.
Komisyon tarafindan alinan örnek bir önlem
Seyahat acentalari tarafindan sunulan hava tasimaciligi hizmetlerinde piyasada egemen durumun haksiz kullanimi
Virgin Airways'in sikayeti üzerine harekete geçen Komisyon, Temmuz 1999'da British Airways'in egemen durumu haksiz kullandigini tesbit etmistir. Haksiz kullanim markaya baglilik sistemi kurulmasini içermekte olup, seyahat acentalari tarafindan sunulan hava tasimacilik hizmetlerinde piyasanin British Airways'in rakiplerine kapatilmasi anlamina gelmektedir. British Airways, bir önceki yilda sattiklarina esit veya daha fazla miktarda British Airways bileti satmalari durumunda bazi Ingiliz seyahat acentalarina ekstra komisyon önermistir. Bu sistemin yarattigi etki, acentalarin British Airways'e karsi markaya bagliliklarini pekistirmek ve diger hava yollarinin hizmetlerini sunmaktan vazgeçmeleri olmustur. British Airways egemen durumda oldugu için, bu sistem rakip havayolu sirketlerinin piyasaya erisimi önünde gerçek bir engel olusturmustur. Acentalar en yüksek komisyonu ödeyen havayolu sirketini gözettikleri için, rakiplerin hizmetleri daha avantajli olsa da, tüketicilere neredeyse her zaman British Airways biletleri sunulmustur. Bu nedenle Komisyon, seyahat acentalari tarafindan sunulan hava tasimacilik hizmetlerinde piyasayi etkilemis olan bu uygulamayi egemen durumun haksiz kullanimi olarak kabul etmistir.
3. BIRLESMELERIN DENETIMI
Ilke ve kurallar
Sirketlerin birlesme veya iktisap yoluyla veya ortak girisim olusturarak birlesmeleri genellikle piyasalar üzerinde olumlu etki yaratir. Firmalarin faaliyetlerini birlestirmeleri, yeni ürünlerle ilgili arastirma ve gelistirme gibi alanlarda sinerji saglamalarina veya bazen yeni sirket için üretim veya dagitim maliyetlerini azaltacak yeniden yapilanma önlemlerini uygulamalarina olanak saglar. Firmalar böylelikle piyasada daha etkin hale gelebilirler. Rekabet yogunlasir ve nihai tüketici daha yüksek kaliteli mallardan daha adil fiyatlarla yararlanir.
Topluluk içinde tek pazarin daha fazla gelismesi yaninda ticaretin küresellesmesi baglaminda, firmalar sürekli olarak genisleyen pazarlarda rekabet güçlerini ve mevcudiyetlerini sürdürmelerine olanak saglayacak bir ölçege ulasabilmek için birlesmeye zorlanmaktadirlar. Son yillarda Avrupa Birligi'nde birlesme egilimi hiz kazanmistir.
Ancak, egemen durum yaratan veya egemen durumu güçlendiren birlesmeler, bu birlesme sonucunda haksiz kullanimi engelleyebilmek amaciyla Anlasma ile yasaklanmistir. Bir firma piyasada, rakiplerinin, saticilarin veya tüketicilerin tepkisini dikkate almak zorunda olmadan hareket etme kabiliyetine sahip oldugunda egemen durumda kabul edilir. Böyle bir firma, örnegin fiyatlarini kâr kaybi korkusu olmadan rakiplerinin fiyatlarindan daha fazla artirabilir. Fiyatlarin yükselmesi, mal seçeneklerinin daralmasi veya yeniligin azalmasiyla sonuçlanmasi olasi böylesi egemen yapinin dogmasindan piyasadaki tüm oyuncular ve özellikle tüketiciler zarar görür. Avrupa Birligi'nin gerektiginde Topluluk boyutunda planlanan bir birlesmeyi yasaklamasina olanak saglayan erken bir inceleme sistemi kurmus olmasinin nedeni budur. Üye Devletlerde, ulusal boyutta birlesmeleri arastirmak için özdes sistemler kurulmuttur.
Kamuoyu, bireylerin islerini yitirmesine neden oldugunda, Komisyon'un birlesme ve iktisaplari neden onayladigini her zaman anlamayabilir. Komisyon'un birlesmelerin denetimi alanindaki amacinin, büyümenin ve buna bagli olarak uygun islerin teminati olarak gördügü, piyasalarda etkin rekabet durumunu korumak oldugu unutulmamalidir. Kisa dönemde, birlesme veya iktisap yoluyla firmalarin rekabet gücünü artirma çabalari yeniden yapilanmayi ve buna bagli olarak bireylerin islerini kaybetmelerini içerebilir. Ancak bu istikrarli ve kalici istihdam yaratmak için gereksinme duyulan büyümeyi saglamanin tek etkin yolunun firmalarin rekabet gücünü artirmak oldugu gerçegini degistirmez.
Egemen durum yaratan veya egemen durumu güçlendiren birletmeler, bu birletme sonucunda haksiz kullanimi engelleyebilmek amaciyla Anlasma ile yasaklanmistir.
Fransiz petrol ürünleri sektörünün baslica iki oyuncusunun faaliyetlerini birlestirmeleri bazi piyasalarda egemen bir durum yaratacakti.
Komisyon tarafindan alinan örnek bir önlem
Petrol ürünleri sektöründe bir birletme
Komisyon'un TotalFina/Elf Aquitaine davasinda almis oldugu önlem Fransiz vatandaslarina ve Fransa'da seyahat edenlere çok sey kazandirmistir. Fransiz petrol ürünleri sektörünün baslica iki oyuncusunun faaliyetlerini birlestirmeleri bazi piyasalarda egemen bir durum yaratacakti. Birlesmeden sonra, TotalFina ve Elf Fransa'da lojistik agin büyük bir bölümünü kontrol edebilecekler ve Fransiz piyasasinda önemli bir rol oynayan bagimsiz dagitimcilarin ve özellikle süpermarketlerin satis maliyetlerini artirabileceklerdi. Süpermarketler Fransa'da yakit fiyatlarinin indirilmesine ve oldukça düsük düzeylerde kalmasina yardimci olmuslardir. Ayrica, Fransiz otoyollarinda TotalFina ve Elf servis istasyonlarinin birlesmesi, yeni gruba pazarda yaklasik %60 oraninda bir pay saglayacakti. Komisyon bu düzeyde bir pazar gücünün, fiyatlarin zaten yüksek oldugu bir pazarda fiyatlarin artmasina neden olacagini düsündü. Son olarak, TotalFina ve Elf isinma amaçli kullanilan LPG'de piyasada önder konuma gelebilirlerdi. Belirlenen rekabet sorunlarini çözümleyebilmek için, TotalFina/Elf ilgili isletmelerin büyük bir bölümünü rakiplerine satmayi taahhüt etmislerdir. Örnegin, Fransa'da otoyollarda 70 servis istasyonunu rakiplerine satmayi önermistir. Komisyon böylelikle Fransiz yakit piyasasinin rekabet gücünü korumasini ve tüketicilerin petrol ürünlerinin adil fiyatlarla arzindan yararlanmalarini saglamistir.
4. LIBERALLESTIRME
Ilke ve kurallar
Üye Devletlerin kamu yetkilileri, posta hizmetleri, demiryolu tasimaciligi veya elektrik üretim ve dagitimi gibi sektörlerde genel ekonomik çikari ilgilendiren hizmetleri temin etmek üzere kamu isletmelerine veya özel isletmelere özel haklar ve özellikle tekel haklari verebilirler. Bu özel haklar genellikle, isletmelere emanet edilen kamu hizmetinin teminiyle ilgili sorumluluklara tekabül eder. Ancak, özel haklar bu hizmetin temini için gerekli olanin ötesine geçmemelidir. Aksi takdirde, Topluluk hukuku açisindan rekabeti kisitlayan durumlar yaratilmis olur.
Isletmelere verilen tekel haklari, genel ekonomik çikari ilgilendiren bir hizmetle hakli kilinmadiginda, çogu durumda fiyatlarin yükselmesine, hizmet kalitesinin düsmesine, yenilik ve yatirimlar açisindan gerilemeye yol açar. Bu nedenle Komisyon, hizmet kalitesini artirmak ve fiyat düzeyini asagi çekmek için, Anlasma kurallari baglaminda tekelci sanayilerde rekabet olmasi gerektigini düsünür.
Bu tekeller siklikla sebeke sanayilerinde ulasim, enerji ve telekomünikasyon sözkonusu olmustur. Bu sektörlerde altyapi ile bu altyapi üzerinden temin edilen hizmetleri birbirinden ayirmak gerekir. Yatirim maliyetleriyle ve ekonomik etkinlikle baglantili nedenlerle ikinci, rakip bir altyapinin kurulmasi genellikle zorken, temin edilen hizmetlerde rekabetçi kosullarin yaratilmasi mümkündür ve arzu edilir. Komisyon bu nedenle, altyapiyi ticari faaliyetlerden ayirma kavramini gelistirmistir. Böylece altyapi sadece rekabetin araci olmaktadir. Altyapiyla ilgili münhasir mülkiyet hakki (örnegin, telefon veya elektrik sebekesi) sakli tutulurken, tekelcilerin kendi sebekeleri üzerinden sunulan hizmetlerde (telefonla haberlesme veya elektrik tüketimi) kendileriyle rekabet etmek isteyen üçüncü taraflara erisim hakki vermeleri gerekir. Toplulugun liberallestirme yönergelerinde esas alinan genel ilke budur.
Kural olarak ve ilgili sektörler dikkate alindiginda, bu sektörlerin rekabete açilmasi, araci kullanicilar ve daha düsük fiyatlardan ve daha etkin hizmetlerden yararlanan nihai tüketiciler üzerinde olumlu bir etki yaratir ve ekonominin rekabet gücünün genel olarak iyilesmesine katkida bulunur.
Telekomünikasyon sektörünün rekabete açilmasi, liberallestirme sürecinin basarisinin en iyi örnegidir. Daha önce altyapi ve hizmetler üzerinde tekel gücüne sahip olan kamu isletmecilerinin yeni telekomünikasyon sirketleriyle rekabete maruz birakilmalari ücretlerde önemli bir düsüse (belirli tip haberlesmede %35'e varan düsüsler) ve hizmet kalitesi, arz çesitliliginin genislemesi ve teknolojik yenilik açisindan, kullaniciya sunulan hizmetlerde genel bir iyilesmeye yol açmistir. Ekonominin, internet ve elektronik ticaretin gelismesiyle hizla büyüyen bir sektöründe, telekomünikasyon endüstrisinin liberallestirilmesi, rekabet gücü ve yeni istihdam için bir kaynaktir.
Üye Devletlerin kamu yetkilileri, posta hizmetleri, demiryolu tasimaciligi veya elektrik üretim ve dagitimi gibi sektörlerde genel ekonomik çikari ilgilendiren hizmetleri temin etmek üzere kamu isletmelerine veya özel isletmelere özel haklar ve özellikle tekel haklari verebilirler.
Kural olarak ve ilgili sektörler dikkate alindiginda, bu sektörlerin rekabete açilmasi, araci kullanicilar ve daha düsük fiyatlardan ve daha etkin hizmetlerden yararlanan nihai tüketiciler üzerinde olumlu bir etki yaratir ve ekonominin rekabet gücünün genel olarak iyilesmesine katkida bulunur.

Komisyon tarafindan alinan örnek bir önlem
Ispanya'da cep telefonlari
Toplulugun mobil ve kisisel iletisim piyasasini rekabete açan 1996 yönergesi ile Avrupa'da mobil telefonculuk alani liberallesmeye baslamistir. Komisyon 1996 yili sonunda, Ispanya'da ikinci mobil telefon operatörü olan Airtel Movil'den Ispanyol pazarinda isletme hakki için yaklasik 510 milyon EURO’nun geri ödemesi istenirken, Devlet operatörü olan Telefonica'nin herhangi bir ücret ödemeden mobil telefon hizmetleri sunmasina izin verildigini belirlemistir. Ödenen tutar tüm Ispanya topraklarini kapsayacak yatirimin üçte birine tekabül etmekte idi. Bu durum Telefonica'nin mobil telefon piyasasindaki egemen durumunu güçlendirmesine olanak saglayarak, kendisine yeni rakibi karsisinda rekabet avantaji saglamaktaydi. Komisyon bu nedenle Ispanyol Hükümetinden Airtel Movil'e 510 milyon EURO'nun geri ödenmesini veya esdeger düzeltici önlemler önermesini talep etmistir. Komisyon Telefonica ile Airtel Movil arasindaki dengeyi onarmaya çalisirken, Ispanya'da yeni hizmetlerden ve fiyat düsüsünden yararlanacak mobil telefon kullanicilari yararina rekabeti artirmaya çaba göstermistir. Komisyon Nisan 1997'de rekabetteki çarpikliga son vermek amaciyla Ispanyol Hükümeti tarafindan önerilen düzeltici önlemleri kabul etmistir.
Komisyon Telefonica ile Airtel Movil arasindaki dengeyi onarmaya çalisirken, Ispanya'da yeni hizmetlerden ve fiyat düsüsünden yararlanacak mobil telefon kullanicilari yararina rekabeti artirmaya çaba göstermistir.
5. DEVLET YARDIMININ INCELENMESI
Ilke ve kurallar
Topluluk içinde rekabeti bozan Devlet yardimi Antlasma ile yasaklanmistir. Diger firma veya ürünlerin zararina belirli firma veya ürünleri kayiran muamele normal rekabet güçlerini ciddi ölçüde bozmaktadir. Ancak, Avrupa Komisyonu belli kosullarda Antlasma ile izin verilen istisnalari uygular ve Birligin genel sartlari açisindan yardim programinin yararli etkisini dikkate alir ve örnegin, bölgesel kalkinma veya ortak çikarlari ilgilendiren politikalarin desteklenmesi, çevrenin korunmasi, arastirma ve gelistirme, egitim, vb. gibi gerekçelerle hakli kilindiginda yardima izin verir.
Kamu makamlarinca verilen yardim genellikle gelismesini desteklemek veya karsilastigi güçlükleri hafifletmek için bir firmayi, ekonomik faaliyeti veya bir bölgeyi desteklemek amacina yöneliktir. Ilk bakista, özellikle yardim alan açisindan, Devlet yardimi yararli görünebilir. Ancak genellikle, yardim yapilanin fiilen rekabetçilige dönmesine yardimci olmaksizin, kaçinilmaz olan yeniden yapilanma faaliyetlerini geciktirmekten baska bir ise yaramaz.
Ancak olaya daha genis baglamda ve özellikle yardim almaksizin faaliyette bulunan firmalar açisindan bakildiginda, Devlet yardimi daha çok, haksiz bir tür ayrimciliga benzemektedir. Kamu desteginin üretim maliyetlerini kontrol altina almalarini veya kalkinma veya çesitlendirme programlarini finanse etmelerini gereksiz hale getirdigi firmalar karsisinda rekabet eden firmalar islerini gelistirmek ve rekabet güçlerini korumak için tek baslarina çalismak zorunda kalmaktadirlar. Yardimla desteklenmeyen firmalar, rekabet güçlerini sürdürme ve personel istihdam etmeye devam etme yeteneklerini etkileyecek zorluklarla bile karsilasabilirler. Böylesi bir durumda sonuçta tüm piyasa Devlet yardimindan zarar görür ve Avrupa ekonomisinin genel rekabet gücü tehlikeye düser.
Özellikle kötü durumda olan bölgelerin kalkinmasina katkida bulunmalari, veya Üye Devletlerden birinde ciddi bir ekonomik durumu düzeltmeye çaba göstermeleri, veya tüm Üye Devletlerin ortak çikarini ilgilendiren belirli faaliyetleri ve uygulamalari tesvik etmeleri, veya yararli sosyal amaçlari olmasi gibi gerekçelerle kuskusuz, kabul edilebilir oldugu düsünülen belirli yardim türleri vardir. Özellikle geri kalmis bölgelere yapilan yardim, gecikmis olan gelismeye yetismelerine ve daha fazla gelismis olan diger bölgelerle esit kosullarda rekabet etmelerine yardimci olabilir. Ancak bu bölgeler engellerini bir kez astiktan sonra, bu bölgelere kalkinma yardimi ödemeye devam etmenin hakli bir gerekçesi kalmaz. Böyle bir durum, yardim programlarinin uygulanmadigi gelismis bölgeler açisindan ayrimcilik yaratir. Bu durumda, bölgesel kalkinma yardimi Komisyon'ca yasa disi kabul edilir ve Anlasma'nin ekonomik ve sosyal baglilik amacina ters düser. Benzer biçimde, firamalarin yeniden yapilanmasina yönelik yardim firmanin sagligini ve yasayabilirligini onarabilecek yeniden yapilanma plani ile desteklenen tek seferlik bir önlem oldugunda, bu yardima izin verilebilir.
Yardimin yasaklanmasi genel ilkesine ragmen, 199698'de Topluluk içinde Devlet yardiminin toplam tutari 93 000 milyon EURO Birlik vatandasi basina 250 EURO olmustur. Komisyon bu rakamin çok yüksek oldugu düsüncesindedir.
Devlet yardiminin Komisyon tarafindan izlenmesi günlük yasami önemli ölçüde etkilemekte olup, belli basli üç yararli etki yaratmaktadir. Yardim programlarini kesinlikle gerekli olanlarla sinirli tutmakta ve böylelikle kamu fonlarinin israfini önlemektedir. Topluluk içinde rekabetin bozulmasini ve bu nedenle tek pazarin zarar görmesini önleyerek, Birlik içinde ekonomik büyümeyi artirir ve bunun sonucunda istihdami tesvik eder. Ve yalnizca, örnegin geri kalmis bölgelerin kalkinmasi, küçük ölçekli isletmelerin tesvik edilmesi, arastirma ve gelistirme, egitim, veya yeterli düzeyde ve dikkatle izlenerek yardim yapilmasi durumunda, tek pazarda oynayacak bir rolü olacak ve tekrar refah ve istihdam kaynagi olacak, geçici zorluklarla karsi karsiya olan firmalara yardim gibi amaci gerçekten ortak çikarlara hizmet etmek olan yardim programlarina izin vererek yasam standartlarinin ve yasam kalitesinin yükselmesine katkida bulunur.
Topluluk içinde rekabeti bozan Devlet yardimi Anlasma ile yasaklanmistir.
Komisyon tarafindan alinan örnek bir önlem
Yardimin kosullu olarak yetkili kilinmasi
Hava tasimaciligi
Ulusal hava yollarinin çogu Avrupa'da hava tasimaciliginin liberallestirilmesine, rekabet güçlerini onaracak yeniden yapilanma ve yeniden kapitalizasyon planlari gelistirerek yanit verdiler. Komisyon 1997 yilinda, Alitalia'ya 1 400 milyon EURO yardim ödenmesine kosullu olarak izin verdi. Komisyon'un degerlendirmesinde, diger hususlarin yanisira, yeniden yapilanma planinin yasama kabiliyeti ve Italyan makamlarinin taahütleri (örnegin, sirketin ticari esaslara göre yönetilmesi geregi), Alitalia lehine kesinlikle ayrimcilik yapilmamasi ve fiyatlar üzerinde egemen bir nüfuzun olmamasi esas alindi. Komisyon, yardimin Üye Devletler arasindaki ticareti ortak çikarlara aykiri olacak ölçüde olumsuz yönde etkilemeden, Avrupa'da hava tasimaciliginin gelismesine yardimci olacagini düsündü. Komisyon, rekabeti tehlikeye atmadan, hava tasimaciligi pazarinda yasama kabiliyetini yeniden kazanma sürecindeki sirketi korumak seklinde ifade edilen iki yönlü bir kaygiyla ve tüketicilerin hem Alitalia'nin hem de rakiplerinin hizmetlerinden yararlanacaklari düsüncesiyle hareket etmistir.
6. AB PERSPEKTIFINDEN TÜRKIYE’DE REKABET
Türk Rekabet Kurulu 1997'de faaliyete geçti. Çalismalarina baslamasindan bu yana, Türk Rekabet Kurulu bazi tebligler kabul etmis ve yayimlamistir. Bunlardan en önemli olanlar:
U Rekabet Kurulu'ndan izin alinmasi gereken birlesme ve devralmalar hakkinda teblig;
U Anlasmalarin, uyumlu eylemler ve tesebbüs birligi kararlarinin Kanunun 10uncu maddesine göre bildiriminin usul ve esaslari hakkinda teblig;
U Tek elden dagitim anlasmalarina iliskin grup muafiyeti tebligi;
U Tek elden satin alma anlasmalarina iliskin grup muafiyeti tebligi;
U Motorlu araçlarla ilgili dagitim ve servis anlasmalarina iliskin grup muafiyeti tebligi;
U Franchising anlasmalarina iliskin grup muafiyeti tebligi.
Türkiye, özellikle grup muafiyeti düzenlemeleri alaninda, önemli ölçüde tali mevzuat kabul etmistir. Ancak, dikey kisitlamalar için grup muafiyetleri üzerine ve yatay isbirligi anlasmalari için grup muafiyetleri üzerine Topluluk'un yeni politikalari dikkate alindiginda, daha fazla uyumlulasma hâlâ gereklidir. Rekabetin Korunmasi Kanunu 1994 yilinda kabul edildi. Ihlaller için verilecek cezalarda artis yapilmasi için 1999 yilinda tadil edildi. Bu kanun, büyük ölçüde, Topluluk antitröst kurallarinin temel ilkelerine uygun olarak sekillendirilmistir. Antitröst hükümlerinin uygulanmasi tatmin edici görünmekte olup, Rekabet Kurulu'nun faaliyete geçmesinden bu yana önemli sayida olay çözüme baglanmistir. Rekabet Kurulu ile, Türkiye, isletmeler için kurallarin etkin uygulanmasina imkan verecek gerekli idari yapilarla beraber islevsel açidan bagimsiz bir kurum tesis etmistir, fakat devlet yardimlari konusunda Kurul yetki sahibi degildir. Devlet yardimlarinin kontrolü alaninda ilerleme bir hayli sinirlidir. Verilen yardimlarin Topluluk müktesebatina uygunlugunu sistematik olarak inceleyerek devlet yardimlarinin kontrol edilmesinden sorumlu tek bir makam yoktur. Bu kontroller, Hazine Müstesarligi ve Dis Ticaret Müstesarligi gibi farkli resmi kurumlarin sorumlulugu altindadir. Dolayisiyla, devlet yardimlarinin kontrolünden sorumlu bir organin yoklugunda, bu politika alaninda herhangi bir icra gelenegi henüz olusturulmus degildir. Topluluk'un devlet yardimlari konusundaki arastirmasinin yöntemini ve sunusunu izleyerek mevcut devlet yardimlarinin bir envanterinin olusturulmasi ve düzenli yillik raporlama yoluyla saydamligin arttirilmasina ve genel devlet yardimi sistemine özel dikkat gösterilmelidir. Gelecekte ilerleme kaydetmenin önkosulu, Gümrük Birligi anlasmasi çerçevesinde devlet yardimi kurallarinin etkin biçimde uygulanmasini ve icra edilmesini saglayacak bir kontrol makaminin kurulmasidir.
Tekellerin intibaki ile ilgili olarak önemli güçlükler yasanmistir. Özellikle, devlet alkol ve tütün tekelinin (TEKEL) intibaki açisindan ilerleme olmamistir. Gümrük Birligi anlasmasinda öngörülen intibak için geçis dönemi, bu konuyu çözmeye yönelik muhtelif Topluluk girisimlerine ragmen, herhangi bir iyilesme olmaksizin 1 Ocak 1998 tarihinde sona ermistir. Türk tarafindan alinan intibak önerileri, konuyu çözmekten uzaktir ve mesru gerekçelere istinat ettirilmemistir.
BILGI KAYNAKLARI
Rekabet Genel Müdürlügü
http://europa.eu.int/comm/dgs/competition/index_en.htm
Sirketlere uygulanan Rekabet kurallarina iliskin Komisyon reformlari
http://europa.eu.int/comm/competition/antitrust/legislation/entente3_en.html#reform_cooperation_rules
Antitrust, Birletme, Devlet yardimina isilkin web sayfasi
http://europa.eu.int/comm/competition/index_en.html
AB ülkelerinin ulusal Rekabet mevzuatlari
http://europa.eu.int/comm/competition/legislation/national/
Amsterdam Antlasmasinin 12. maddesi
http://europa.eu.int/comm/competition/legislation/treaties/ec/new_numbering.html
EC Competition Policy newsletter
Rekabet politikasina ilskin mevzuat, resmi yayinlar, rekabetle ilgili raporlar ve diger çalismalarla ilgili web sayfasi
http://europa.eu.int/comm/competition/publications/publications/
Modernizasyonla ilgili beyaz kitap (85 ve 86 maddelerin uygulanmasina yönelik kurallarin modernizasyonu)
http://europa.eu.int/comm/competition/antitrust/others/
Ulasim sektöründe Topluluk rekabet hukuku
Rekabet Politikasi yillik raporlari
http://europa.eu.int/comm/competition/annual_reports/
Yazar: Av. Sedat Aksakallı